en
Ana Sayfa
KUZEY KIBRIS KAMPUSU

Psikoloji Topluluğu Anlatıyor

Psikoloji Topluluğu Anlatıyor

Psikoloji Topluluğu:
Psikoloji Topluluğu, çoğunluğunu psikoloji öğrencilerinin oluşturduğu ancak diğer bölümlerden üyelerin de kabul edildiği bir topluluktur. Her yıl Lefkoşa'da düzenlenen Ruh Sağlığı Sempozyumu'na katılmaya ve akademik anlamda eğitimlerin, seminerlerin artırılmasına yönelik faaliyetlerde bulunmaya çalışıyoruz. TPÖÇG birimimiz Türk Psikoloji Öğrencileri çalışma grubu ile bizim bağlantımızı sağlıyor.

Örneğin, bu yıl ''Depresyon ve Kaygı'' temalı çok faydalı bir workshop düzenledik. Türkiye'de danışan odaklı terapi yöntemi uygulayan tek uzman psikolog Nergis Hamilton'ı tanıma fırsatı bulduk. Kognitif Davranışçı Terapi Yöntemleri'ni tanımamızı sağlayan Deniz Erkal'ı konuk ettik. Bu tür etkinlikler bizim için çok değerli çünkü derslerin dışında da bölümümüzle ilgili faaliyetlerde bulunmak, biz geleceğin psikologları için çok önemli. İkinci dönemin atölye etkinliğini Bahçeşehir Üniversitesi'nden Bilge Uzun'un katılımıyla erteleme davranışı (procrastination) üzerine yaptık. Çoğunluğumuzu psikoloji öğrencilerinin oluşturması nedeniyle daha çok akademik aktivitelere yönelsek de psikolojinin hayatın her alanına hakim bir bilim dalı olmasından dolayı çok çeşitli aktivitelere açık bir topluluğuz.

Biz geleceğin psikologları olarak insanların ruh halini iyileştirmeye yönelik her türlü etkinliğe gönüllüyüz. Mesela insanlara yardım etmek etrafta proaktif bir hava yaratıp birdenbire insanları canlandırabiliyor. Biz bu gücü iki dönemde birer kez düzenlediğimiz Lapta Huzurevi ziyaretimizde, içlerinde motivasyonel mesajlar bulunan balonları dağıttığımızda insanların yüzünde gülümsemeye sebep olduğumuzda fark ettik. Bu sene "Kahkaha Terapisi" seminerimizi gerçekleştirdik. ''Gülmek en iyi ilaçtır'' dediğimiz için böyle bir etkinlik yapmazsak olmazdı. Bunların yanında eğlenmeye ve boş vakitlere de ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz. PSİFEST (Psikoloji Festivali) düzenlemek, KIBPOD (Kıbrıs Üniversiteleri Arası Psikoloji Öğrencileri Değişim Programı) uygulayabilmek gibi hedeflerimiz var.

Huzurevi ziyaretiniz çok güzel. Bunu bir de kimsesiz çocuklar için yapmayı düşünür müsünüz? Özellikle ilk 5 yıldaki bağlanma eğilimlerini ve 8 – 12 yaş arasında orta çocukluk döneminde kişiliklerinin oluşmaya başladığını dikkate alarak, bu tür ziyaretlerin çevreleriyle sosyal bir ilişki içine girmeleri açısından önemli olabileceğini düşünüyor musunuz?
Küçük dostlarımızla buluşma ve onlarla etkinlikler yapma konusunda çok istekliyiz. Ancak hassas bir nüfusu oluşturdukları için yaptığımız etkinliklerle etik çerçevelerin dışına çıkmaktan ve onlar için güzel şeyler yapalım derken zarar vermekten korkuyoruz. Mesela, SOS Çocuk Köyü ile etkinlikler yapmayı istediğimizi hocalarımıza ilettiğimizde, bu konuda belirli bir eğitim alarak etkileşime geçmemizin daha uygun olacağını söylediler. Bu yüzden bu hayalimizi çocuklarla iletişim teknikleri doğrultusunda kapsamlı bir eğitim ya da çalıştay düzenleyip başarıyla tamamladıktan sonra gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

Yaptığınız güzel etkinlikleri yakın çevredeki şehirlerde yaşayanlara da genişletmeyi düşünüyor musunuz?
İmkanımız olduğu müddetçe etkinliklerimizi çevredeki şehirlere yaymayı isteriz. Ne kadar kişiye ulaşabilirsek bu bize o kadar mutluluk verecektir.

Gözlemlediğiniz kadarıyla insanlar bu tür hareketlere ne tepkiler veriyorlar? Özellikle yüz yüze iletişimin azalmaya başladığı ve iletişimin ağırlıklı olarak sosyal ağlar üzerinden yapıldığı günümüzde bu tür birebir ilişkilerin öneminden bahsedebilir misiniz?
Küçücük şeyler yaparak insanlardan ummadığımız tepkiler aldık. Meğer kaybettiğimizi sandığımız şeyler aslında küçük bir dokunuşla su yüzüne çıkarılabilirmiş. Etrafa üzerinde motivasyonel yazılar olan renkli kağıtları dağıttığımızda alıp çöpe atmayan ve aradan bir sene geçmiş olmasına rağmen o notu çalışma masasının üzerinde saklayıp her gün o nota gülümseyenler var. Bunu her duyduğumuzda ilham alıyoruz. Balonların içine notlar koyup CIB çalışanları olan büyüklerimize hediye ettiğimizde gülümseyerek "Biz bunları patlatamayız ki" dediklerini hatırlıyoruz. Kahkaha Terapisi ile finaller öncesi bol bol gülen arkadaşlarımızın bize teşekkür ederken aslında içine gömüldükleri bilgisayar oyunlarında da topluca atılan o kahkahanın lezzetini aradıklarını anlıyoruz. Minderleri meydana dağıttığımız Çim Terapisi'nde "Sosyal medyayı taramadan çimlerde keyif yapılmaz diye düşünüyorduk. Ama artık çimlere oturup bir de hoş sohbet edip çay da içiyoruz," diyenleri duymak bizi bu tür etkinlikleri artırma konusunda cesaretlendiriyor. Neyse ki yalnızlaşan benliklerimizi kurtarabilmek için yapılacak ufak tefek şeyler var!

İletişim Bilgileri:
Topluluk Başkanı  : Rana İrem Güler
E-posta guler.ranaatmetu.edu.tr

Tüm Topluluklarımız